Happy Valentine's - http://www.valentinesdaytext.com



Google




SEVGİ PENCERESİ - Blogcu

CANIM BENİM

Kalbim kırıldı ve Ask, Hasret, Aci Kokan Resimli Şiirler

   Bu şehrin en güzel çiçeklerini toplayıp senin geçecegin yollara sermek istedigim gecedeki tüm yıldızları karanlık odana bırakmak icin uğraştığım seni kelimelerle anlatmaya çalıştığım ve hayatı yaşamayı sonra yeniden sende ögrenmek istediğim Canım Bebeğim... Keşke ağladığında yanında olsam da senin gözyaşlarını avuclarımda biriktirebilsem. Ne yapacaksın gözyaşlarımla diye sorma bana. Avuclarımda biriktirdiğim gözyaşlarını baharda bizim sevdamızı insanlara anlatacak tomurcuklara ' hayat ' ve ' can ' olsun diye verirdim. Senin gözlerinin renginden bez uçurtmalar yaptım geleceğe. Rüzgarla gittigi her diyara senin gibi güzel biraşkı anlatsın diye.
   Yüreğimin çorak topraklarına senin umudunu bir çicek diye ektim.Açtığı her bahar senin ismini ansın tüm çicekler diye.Aldığım her nefeste senin ismini işledim bir ananın kına ellerinden işlenir gibi.İşlenen her motifte seni bulabilmek icin.Adını yazmaktan korkuyorum tum geceye Karanlığın içinde sokak aralarında kaybederim diye sakladım sevgini ciğerlerime.Seni ' sen ' diye sevdimU.çsuz bucaksız olsa da mesafeler ve aramızda koca dağlar bulunsa da bil ki Canım aşkım senin gözlerine doğan her güneşe ' seni seviyorum ' diyecektim.
   Gece olunca karanlıgına inat senin gözlerinde aydınlığı bulaçağımBazen karanlık duvarlar üzerime gelseler seninle başlayan şiirlerimi okuyacağım yüksek sesle adını söylediğim her an titremeli dudaklarım.Saçlarına dokunduğum her an titremeli ellerim ve gözlerini gördüğümde gözlerim ışıl ışıl parlamalı sana Sevmek hayatın en güzel anlamı.Sen demek benim ' hayatımın' tek anlamı.Soldan sağaüç harfli sevdanın eşdeğerini sorsalar eğer bulmacalar da yazacağım tek bir kelime var' SEN 'diyeceğim cevabına.
   Öyle özdeşleşti ki yüreğim senin hayatına.Baktığım her an mavi ufuklara seni görebiliyorsa bu gözlerim; ismini andığım her an içimde sevgiler büyüyorsa kalbimin her satırındaseninle yaşadığım her dakikada kederi ve acıyı raflara kaldırıyorsa ruhum demek ki sen varsın heryerimde.Varlığındır gülüşlerim nefesimdir senin yüreğin ve mutluluklarımdır senin nefes alışın.
   Utangaclığın bu kadar yakıştıgı senin yüzünde ben gamzelerinde erimek isterim bir buz gibi pencereme vuran her gün ışığında dudaklarımla kalbimin tek ismi ' AŞKIM a ' kilitleniyorsa ve dilimle seni seviyorum diye bağırıyorsa sen benim hayatımsın.Damarlarımda devir daim eden bir yaşama sebebim kan gibi akıyorsun tüm hücrelerime sevginin güzellikleri taşıyarak.
   İcimde günden güne büyüyen ve zihnimde sen oldukca kendimi huzurda hissettiğim ve her güzellikte senden bir sey bulduğumda tek bir kelime kalıyor sana söylemek icin.Sen benim ' hayatımın anlamısın .
                      ..."Seni canımdan öte seviyorum"...


                                                       ALINTIDIR...

YORUM (0) YORUM YAZ!


GELECEĞİM



Yıllar yirmi olsa da, otuz olsa da
Yollar kar, çamur olsa da, buz olsa da
Bedenim yorgun, aç ve susuz olsa da
Bir gün yalın ayak, terli gömlekle
Gelirim, beni bekle

Belki yakında olur, belki de uzak
Sırtımda hatıralar, saçlarımda ak
Gün, tarih bilemiyorum amma, muhakkak
Bitmeyen bir azim, sabır ve emekle
Gelirim, beni bekle

Unutmam mümkün değil, unutur sanma
'Gelmez' diyen olursa sakın inanma
Umutlarını kaybetme ha zamanla
Geç kaldı diyerek gam çekme
Gelirim, beni bekle

Sıcak bir yaz akşamında olabilir
Sarı bir güz akşamında olabilir
Kışın beyaz akşamında olabilir
Ellerinde bir top mavi çiçekle
Gelirim, beni bekle

Cümle köprüleri sel alsa da tek, tek
Söz vermişim bir kere engel ne demek
Başı karlı, kara dağlardan geçerek
Azığım bir tas su, bir dürüm ekmekle
Gelirim, beni bekle

Vermese de kaybolan gençliğimiz
Ayıran bir gün kavuşturacak bizi
Ve içimde sevgilerin en temizi
Seninle dolu, arı, duru bir yürekle
Gelirim, beni bekle

ABDURRAHİM KARAKOÇ

YORUM (0) YORUM YAZ!


PENGUAN

Temel ile Dursun, yanlarında bir penguenle Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde geziniyorlardı. Yanlarına bir belediye görevlisi yanaşarak sordu:

-Nedir bu?

-penguendir.

-Tazık… Bu Hayvanat Bahçesi’ne götürün!

Temel ile Dursun “Olur” diyerek uzaklaştılar…

İki saat sonra aynı Belediye görevlisiyle karşılaştılar. Adam, pengueni göstererek;

-Bunu dedi, hani Hayvanat Bahçesi’ne götürecektiniz?

-Götürdük… Dedi Temel ile Dursun. Şimdi de sinemaya götürüyoruz.

YORUM (0) YORUM YAZ!


DERİN DEĞİL

Temel, dere kıyısında oturuyormuş. Oradan ciple geçmekte olan bir adam suyun derin olup olmadığını sormuş. Temel:

-Derin değil geçebilirsin, demiş.

Adam da Temel’e güvenerek suya ciple girmiş. Cip bir anda sulara gömülmüş. Kan ter içinde sudan çıkan adam Temel’in yakasına yapışmış:

-Hani derin değildi!

-Haçan benim suçum yok, demin bir ördek geçiyordu, su beline geliyordu…

YORUM (0) YORUM YAZ!


Seni bekliyorum her nefeste ben...


Doğdu gönlüm; yüce dağların ardından usul usul ağarınca tan vakti,
Katıksız yüreğime umut olup doluyorken buldum seni.
Uykularımı bölen kor ateşin, koparınca rüyalarımdan beni,
Karlar yağdı bedenime, yeşerdi tazecik kardelen çiçeklerim.
Çaresizim, bir başıma, yalnızlığımın üzerine doğ ne olur kar güneşim...
Gizeminle yaktın beni, sen ey yarların en güzeli!
Süzülse de tatlı tatlı esen seher yeli, geceler soğuk, geceler puslu,geceler karanlık, geceler özlemnle dolu,
İnan bana sevdiğim, dualarım senin için, yalvarıyorum Allah'ıma;
Gerçek olur belki bir gün, bilmediğin, tozpembe hayallerim.
Yandı gönlüm; buz kesen bir seherin ayazında, üşüyorken ben,
Soğuk bir kış sabahına gülümserken buldum seni.
Hislerimi alan yüzündeki tebessüm, eritince karlardaki beni,
Fırtınalar koptu yüreğimde, coştu duygu pınarlarım seninle,
Salınırken kırlarında sen o karlı dağların; içim yanar, seni beklerim...
Ellerini bir kez olsun tutamadım, ancak şunu bil ki canım;

Narın ile yaktın beni, sen ey yarların en güzeli!
Kül olsa da bu beden, karanlıktan bıkmış, senli günler ararken ben, ya sen?
Mutlu musun şimdi? Söyle, ruhumun kar güneşi,
Her sabah senle doğsam, yine de gelmez misin bana?
Bir kere olsun ömründe sarmaz mısın beni?
Gözlerimi alan o parlak yüzün, coşdurunca bahardaki beni,
Güvercinler uçtu dallarımdan, filizlendi yeşil yapraklarım .
Açıyorken uçlarında sen o taze dalların; içim yanar sana...

Nazın ile yaktın beni, sen ey yarların en güzeli!
Kor olmuş yüreğime su serpmek için, söyle, kalbimin kar güneşi,
Sevildiğini bilmek, sevilirken sevmek, bu kadar güzel sevgilim
Ben senle taddım mutluluğun en güzelini, sen de yaşıyorum baharı
Ben seni ayaz gecelerimin lodosları beni üşütürken buldum...

Özledi gönlüm; gizlenince sen ansızın, ardına bulutların,
Usul usul savrulan bir yağmurun üzerinde ağlıyorken buldum seni.
B
ağrıma düşen o hasret narın, yakınca kor çöllerdeki beni,
Dalgalar vurdu kirpiklerime, serap oldu yüreğimin sahraları
Dolaşırken gölgesinde ben o ulu çınarın; içim yanar, ağlarım sensizliğe...

Hasretinle yaktın beni, sen ey yarların en güzeli!
Minik bir serçe olsam, yüreğinde kanat çırpsam, meltem gibi süzülüp,
Kuş olup uçsam sana, yine benden kaçar mısın? Bekler misin kar güneşi?
Her yağmurun öncesinde, acımadan, sızlatırsın sen kalbimi.
Yakıyorsun beni her deminde, her nefesinde, sana mahkumum, mecburum ben...
Seni bekliyorum her nefeste ben...
Gel hadi artık seni istiyorum ben...
Visalimi vuslata dönüştürme sevgilim...
Yüreğim sana şimdi ağıtta...

YORUM (0) YORUM YAZ!


Öt ötebildiğin kadar!


İstanbul kaymakamı İsmail Paşa 1657'de çok geniş yetkilerle İstanbul'dan Arabistan'a kadar bütün Anadolu eyaletlerinin teftiş ve denetimine memur edilmişti. Sertliği ve acımasızlığıyla ün salan İbrahim Paşa bir süre önce bastırılmış meşhur Celâlî İsyanları'nın başı olan Celâli Abaza Hasan Paşa'nın orada burada kalmış, saklanmış yakınlarını ve taraftarlarını bulup cezalandırmak; halka zorbalık ve işkence yapanları yakalayıp etkisiz duruma getirmekle görevlendirilmişti. Alınan önlemler çerçevesinde halkın elinde bulunan 80 binin üzerinde silah toplatılmış, özellikle köylüler büyük ölçüde silahsızlandırılmıştı. Köylünün silahsız kaldığı o dönemlerde şu kıssa dilden dile dolaşmaktaydı: Silahı alınmış köylü dağ başında keyifli keyifli öten bir kekliğe rastlamış. Köylü kendisini umursamayıp öten kekliğe derin derin iç geçirerek şöyle demiş: "Öt keklik öt! Kimsede çakı bıçağı bile bırakmayan İsmail Paşa gibi bir arkan var. Öt ötebildiğin kadar!"

YORUM (0) YORUM YAZ!


Çariçe

Rus Çariçesi Petrovna giyimine çok düşkündü. Moda hareketlerini yakından takip eder, bu tutumuyla çevresindeki kişilerin hayranlığını, bazen de kıskançlığını çekerdi. Elbiselerinin modellerini başlarda herkesin görmesinden hoşlanmaz, fakat hevesini aldıktan sonra bunlarla halk topluluklarının karşısına çıkıp defile yaparcasına sergilemekten hoşlanırdı. Petrovna öldüğünde gardrobunda birçoğu hiç kullanılmamış 3548 elbise bulunuyordu.

YORUM (0) YORUM YAZ!


MAVİ SEVDAM



Bir mavi denizdeyiz şimdi seninle
Ak bir martı gibi umut ve sevinç yüklü gemimiz
Mutluluk rüzgarları vuruyor yelkenlerimize
Pupa yelken yol alıyoruz sabaha
Güneşli günlere çıkıyoruz, mavi gecelere

Güzelliklerin el değmemiş ormanlarında
Düşlenmemiş renklerin çılgınlığı düşüyor bakışlarımıza
Kulaklarımıza binlerce kuş sesi dökülüyor
Şiir cıvıltıları üşüşüyor saçlarımıza
Sevgi çelenkleri örüyor zaman içimizdeki ışıltılardan

Sevgiyle beslenerek,
Bin çiçek büyüyor özlemin kor bahçelerinden
Küskün çocuklar gülümsüyor yıldızlara
Seviyoruz bütün insanları, bütün hataları affediyoruz
Şarkılar bizim oluyor, şiirler bizim, yarınlar bizim
Su gibi yudum yudum, hava gibi nefes nefes
Mutluluğu tadıyoruz tüm pınarlardan
Sevgimizi koyup tüm sevdaların üstüne
Yelin suyla öpüştüğü kıyılara atıyoruz acılarımızı

Kaldırıp duvağını gökyüzünün
Öpüyoruz tüm beyaz bulutları alnından birer birer
Dudaklarımız gül oluyor, gözlerimiz yıldız, bakışlarımız ay
Uçuk bir mavide tutsak kalıyor hayallerimiz
Sokaklar dolusu mutluluk
Çiçekler dolusu sevgi ekiyoruz güzelliğin doruklarına
Martılar uçuruyoruz samanyoluna mavi düşler boyu

Bir Adem ile Hava faslındayız şimdi seninle
Mavi bir rüya görüyoruz, mavi bir bahar yeşeriyor tenlerimizde
Yeni bir aşk masalı yaşıyoruz şarkıların tılsımında
Güneşi, mehtabı, yıldızları içiyoruz tüm pınarlardan

Dudakların kalplere sığındığı bir adada
Şimdi binbir arzuyla köpürüp kabarıyor dalgalar
Şiir’in yedirenk çakılları vuruyor kıyılarımıza
Bütün ihanetlerden arı, bütün çirkinliklerden uzak
Yıldızları yol yapıp umutlarımıza
Mavilere tırmanıyoruz ince alımlı ayaklarıyla aşkın


ALINTIDIR...

YORUM (1) YORUM YAZ!


Ol aşk ki!...

Yürüyorum… her zerremde sana aşkınlığımı daha bir zorlayarak yürüyorum… bütün bedenimi dolanan atar damarım olsun… toplar damarım olsun… kalbimin buluşma noktasındaki dehlizlerde hep seni soruyorum…
Bütün vuslatım sende bütünlenip sana bir katre daha büyütürken aşkımı… çaresiz kalıyorum… dağınıklığım melodilerimden neyime aksederken an be an içimdeki Rüveyda ruhunu işliyorum… bilmem ki neden hırçınlığıma aldırış edemiyorum… neden sana olan firaka masivanın diğer bedenleri gibi kayıtsız kalamıyorum… nezaketle bütün güzellikleri ve bütün olan güzellikleri elimin tersiyle itiyorum… çünkü biliyorum ki nezaket sensin… güzelliğin kaynağı sensin… sensin her zerremde çoğalan… sonra da bir güneş gibi doğan…
Ben merkezli bütün acuzeler sana aciz kalmışken… aşkına nasıl kayıtsız kalıp da nasıl ruhumda yüceltmeyeyim seni… umman bir damla olarak senin zerrenden düşmüşken… sonra da hiçliğimi sende bulmuşken… şimdi söylesin bütün beşeriyat iklimleri… ister rüzgar diliyle… ister boran diliyle seni dillendirirken… nasıl vuslatın ve aşkın çocuğu!... ızdırap ile katre katre çoğalmayayım…
Ol aşk ki!... ol vuslat ki!... içimde an be an büyürken ser ta ser aciz ruhum masivadan dolanıp duruyordu… modern çöllerin gözünde hiç pesendide-i ruhsarın... mah cemali ruşenin iklimine düştüğünü görmemişti kimseler…hep mecnun hikayesi anlatıp durmuşlardı… mecnundan füzun aşıklık istidadı olan Fuzuli'yi de dinlemişlerdi amma zerrenden düşüp de bir damla umman olanın şikeste kalbini görmemişti kimseler… lakin beşerin görmesi içinde değildi bütün bu dertler…bu çileler… yine de bu kalb işte… şikeste bir kere…
Aşk ile büyüyen şikeste kalbim aşk ile ızdırabında her gün dalga misali çoğaldı vuslatta… ol sebepten ızdırabım ram ile öyle haz ile dide-i baran olup vuslat gayesini bitirdi… ol sebepten ızdırabım… öyle haz ile kuşe-i hicrana düştü ki vuslat hiç düşünülmedi… ızdıram öyle haz ile mest-ü hayran bıraktı ki kendine… vuslat kelime manasını yitirdi…
Yitik ülkelerin çöllerinde aranır oldu vuslat… amma aşk ile ızdırap onunla vuslatta yakın oldu… her gürünen didede… her sürülen izde… her çekilen sürmede aşk vardı… ve gerisi yalandı… ilki ve sonu ile hayatın her ikisi arasında ızdırap vardı… aşk ve ızdırap ikiliğinde vuslat hep yakındı… amma vuslat hep uzadı …uzadıkça da uzadı… hiç merkezli bedenlerde aşk aşk olalı… ister firak deyin buna… ister gurbet… ister sıla deyin… amma aşka ve ızdıraba hep uzadı vuslat… hiç merkezli bedenlerde… vuslat vuslat olalı…
Ay ışığında leylanın gözleri güzel kılınca güzelliği hep vuslatın izinden giderdi aşk… ve peşi sıra ızdırap… vuslat ile ızdırap arasında aşk vardı… ol sebepten bu üçlü dizilişte aşk her ikisiyle de hemhaldi…sonrası bütün kapılar vuslata açılırken aşk ile… ızdarap ile… gezilen mevsimlerin hazları anlatılırdı vuslatta… aşkın ızdırabı ile yüceldim var mıydı ötesi derken… gülistan-ı letafette vuslat rayihalarını saçardı ızdıraba…

YORUM (0) YORUM YAZ!


Merkep sürüsü geçiyor!


Merkep sürüsü geçiyor!
Vaktiyle siyasîlerden biri, etrafında toplanmış kimselerle beraber gece yansı kabristanlığın yanından geçiyormuş. Sayıları 25-30 civarındaymış. Bu siyasî zat geriye dönerek arkasındakilere şöyle seslenmiş: "içinizde Yasin bilen var mı?" "Yok!" demişler. Tekrar sormuş: "İçinizde Elham bilen var mı?" "Yok!" demişler. Bir daha sormuş: "Pekâlâ, içinizde Kulhüvallahü Ehad'i bilen var mı?" Yine "Yok!" cevabını vermişler. Bunun üzerine adam canı sıkılarak "Herkes iki eline birer taş alsın!" diye emretmiş. Onlar da büyük birer taş almışlar. Tekrar emir vermiş: "Haydi hepiniz dört ayaklı olun. Ayaklarınızı ve elinizdeki taşları yürürken yere pekçe vurun da hiç olmazsa burada yatan ölü¬ler merkep sürüsü geçiyor sansınlar!"

YORUM (1) YORUM YAZ!



Clicky Web Analytics site ekle Site Ekle site ekle hosting TurkeyRank.Com - TurkeyRank-Pagerank Servisi

http://KENDİ

SEVGİ PENCERESİ - Blogcu